Boyun ağrıları günlük
yaşamda en sık görülen ağrılardan biridir. Kronik
ağrılar sıralamasında bel ağrısından sonra
2. sırayı alır. Boyun ağrısının toplumda görülme oranı
%25 yani her 4 kişiden biridir.
Omurgamızda; boyunda içe doğru, sırtta dışa doğru, belde
içe doğru bir kavislenme vardır. Yani sağlıklı boyunda
doğal bir eğim vardır. Bu eğimin bozulması ile boyun
omurgasında başlayacak olan dejenerasyon boyun ve kol
ağrısını arttırır.
Boyun ağrısının
nedenlerini üç ana gruba ayırmak mümkündür.
Mekanik, kas,
iskelet kaynaklı olanlar
Boyun dışı
bölgelerin hastalıklarında, ağrının boyun bölgesinde
hissedilmesi (yansıyan ağrı)
Boyun bölgesinde
yangısal, enfaksiyöz, tümöral hastalıklar
BEL AĞRILARI
Bel
ağrısı, tüm dünya nüfusunun % 85' e varan oranlarda,
hayatlarında en az bir defa geçirdikleri ve tıpta çok sik
rastladığımız bir sendromdur. Özellikle sanayileşmiş ileri
bati ülkelerinde bel ağrısı çok yaygın olarak görülür. Akut
( ani ortaya çıkan ) bel ağrısı vakalarının % 80' e yakin
bir oranında 6 - 8 hafta içinde tedaviye bağlı olmaksızın
iyileşme olmaktadır. Ancak bunların yaklaşık % 40'ında bir
yıl içinde ikinci atak gelişir. Kronik bel ağrılı olanların
ise % 80' inde bir yıl içinde yeni atak gelişmektedir.
Burada önemli olan, ilk akut atağı önleyebilmek ve bel
ağrısında kronikleşmeye ve bunu izleyen sakatlığa mani olmak
için ağrıyı başlatan ve kronikleştiren faktörleri tanımak ve
önlem almaktır. Bu nedenle bel ağrısında risk faktörleri
araştırılmıştır. Bunlar: