|
Subakromiyal sıkışma
sendromu, korakoakromiyal ark ile humerus başı arasındaki yumuşak dokuların,
supraspinatus tendonu ve subakromiyal bursanın sıkışması ve inflamasyonu ile
meydana gelir (6, 8, 10). Subakromiyal aralığı daraltal yapısal ve
fonksiyonel nedenler subakromiyal sıkışma sendromuna yol açabilir.
Akromiyoklavikular eklem patolojileri, osteofitler, akut veya kronik bursa
inflamasyonu, korakoakromiyal ligamentin kalınlaşması, akromiyoklavikular
eklem patolojileri, proksimal humerus kırığı malünyonu, akromiyonun
morfolojik değişiklikleri (Tip III, çengel şeklinde akromiyon) yapısal
nedenlerdendir (8, 11). Fonksiyonel nedenler, torasik kifoz artışına bağlı
anormal skapula ve omuz pozisyonu, rotator kaf zayıflığı, posterior kapsül
gerginliği veya rotator kaf yırtığına bağlı oluşan glenohumeral depresyon
kaybıdır. Subakromiyal aralığı daraltan herhangibir neden sonucunda, kolun
abduksiyon ve öne fleksiyon hareketi sırasında rotator kaf, humerus başı ile
akromiyal ark arasında sıkışır. Ödem, inflamasyon ve bursit meydana gelir.
Tekrarlayan sıkışma ve inflamasyon atakları sonunda dejeneratif tendinit ve
rotator kaf yırtığı gelişebilir (11, 12). Subakromiyal sıkışma sendromunda
hastalar omuzun anterior yüzüne lokalize olan ve gece istirahatte artan
ağrıdan yakınırlar. Kol elevasyonunun 60° ile 120° arası ağrılıdır, buna
ağrılı ark denir (6). Fizik muayenede Neer ve Hawkins subakromiyal sıkışma
testleri pozitif bulunur. Kesin teşhis için subakromiyal enjeksiyon testi
uygulanır. Subakromiyal aralığa 3-5ml %1’lik Lidocain enjeksiyonu yapılır.
Bir kaç dakika beklendikten sonra sıkıştırma manevraları tekrarlanır.
Ağrının en az %50 azalması teşhis için değerlidir (8, 13). Hastalığın
tanısında radyografik inceleme, ultrasonografi, artrografi ve MRG yöntemleri
yardımcıdır.
Subakromiyal sıkışma
sendromunun 3 evresi bulunur:
Evre 1-
Ödem ve Hemoraji: Sıklıkla gençlerde, kolun baş üstü bir seviyede aşırı
aktivitesi sonucunda gelişir. Tenis, yüzme, atma aktivitesinin yapıldığı
spor tiplerinde veya kolunu sürekli horizontal planda tutarak çalışanlarda
görülür. Supraspinatus tendonu ve subakromiyal bursada ödem ve hemoraji
meydana gelir. İstirahat ve konservatif tedaviye olumlu yanıt alınır ve
reversibldır. Bu evrede lokal buz uygulaması, aktivite kısıtlaması,
analjezik ve nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar, omuz eklem hareket
açıklığını koruyan egzersiz programı önerilir (8, 14, 15).
Evre 2-
Fibrozis ve Tendinit: Tekrarlayan travmalar sonucunda subakromiyal bursa,
supraspinatus tendonunda fibrozis ve kalınlaşma meydana gelir. 25-40 yaş
grubunda sıktır ancak herhangi bir yaşta da görülebilir. Ağrı aktivite ile
artar ve giderek günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayabilir, geceleri uykuyu
bozacak kadar şiddetlenebilir.
Evre 3-
Kemik ve Tendon Lezyonları: Genellikle 40 yaş üzeri bireylerde görülür.
Rotator kafta parsiyel veya tam yırtık, bisipital tendon yırtığı, akromiyon
ve tüberkulum majusta kemik lezyonları oluşur. Semptomlar aktiviteyle ve
gece artar. Eklem hareket kısıtlılığı ve sertlik hissi bulunur. Bu
hastalarda özellikle abduksiyon ve eksternal rotasyonda güçsüzlük bulunur.
Üst ekstremitenin 90° abduksiyonda tutulması güçleşir, düşen kol (drop-arm)
testi pozitifdir. Kronik vakalarda omuz çevresinde atrofi gelişebilir.
Tedavisi genellikle cerrahi olup anterior akromiyoplasti, rotator kaf tamiri
yapılabilir. |